AFYONKARAHİSAR
ŞUHUT İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
ŞuhutMem Başöğretmen İlimiz İlçemiz Haberler Kurumlar Müdürümüz İdarecilerimiz Personel TKY İletişim
Bakanlık Haberleri
19 Mayıs Atatürkü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı
Açık Lise Açık İlköğretime İlişkin Açıklama;
Millî Eğitim Bakanı Çelik, Kütahyada
İlköğretim Öğrencilerine İnteraktif Eğitim
Bakan Çelik Çeşmede
Millî Eğitim Bakanı Çelik, Vanda
Liselerarası Avrupa Bilgi Yarışması
Bakan Çelik, Türk Eğitim-Senin Yeni Yönetimini Ziyaret Etti
Mesleki ve teknik okullar ile kurumlar arasında düzenlenen proje yarışması
Ücretsiz Ders Kitaplarına İlişkin Yapılan Açıklama
Ankara Valiliğinin Açıklaması
Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Okul Yaptırıyor
5. Türkiye Öğrenci Meclisleri Toplandı
Bakan Çelik Başkanlığındaki Heyet Anıtkabiri Ziyaret Etti
Ankara 19 Mayıs Stadyumunda Tören Düzenlendi.
Öğrenciler Bakan Çeliki Ziyaret Etti
Öğrenciler Başbakan Erdoğanı Ziyaret Etti
Öğrenciler TBMM Başkanı Köksal Toptanı Ziyaret Ettiler
Öğrenciler Cumhurbaşkanı Gülü Ziyaret Etti
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi İle İlgili Açıklama
MEB onaylı dayak İddialarına Yalanlama
MEB OKUTta Skandal, Haberine Açıklama;
Ağrı Dağı Ararat Yapıldı İddialarına Cevap
Okullarda Nurcu propaganda Haberine Açıklama
Afyon M.E.M. Haberleri
Önemli Linkler
Milli Eğitim Bakanlığı
Afyonkarahisar Valiliği
Afyonkarahisar M.E.M.
Şuhut Kaymakanlığı
Şuhut Belediyesi
Site İstatistiği
Aktif Ziyaretçi
Dünkü Ziyaretçi 146
Bugünkü Ziyaretçi 70
Toplam Ziyaretçi 63026
 
ŞuhutMEMİlimiz
İlimiz Afyonkarahisar: İç batı Anadolu kenti olan Afyonkarahisar, kuzey batı ve güneydoğu doğrultulu dağ dizilerinin geçit verdiği, kavşak noktasında kurulmuştur. İç Anadolu’dan gelip ege ve Akdeniz’e gitmek isteyenler için Afyon en önemli kapıdır. Afyonkarahisar adını ortasında yükselen ve Hitit kralı II. Murşil’in yaptırdığı Hapanova Kalesi’nden ve yaklaşık 2300 yıldır ekimi yapılan haşhaş bitkisinden almıştır. Latince özsu demek olan opium zamanla değişime uğrayarak Afyon olmuştur.
AFYONKARAHİSAR TARİHİ:

Eski Tunç Çağı M.Ö. 3000-2000: Afyon ilinin yerleşim tarihi M.Ö. 3000- 2000 arasındaki tarihlerde başlamıştır. Bu dönemlere ait bilgileri, bölgede bulunan çok sayıda höyükten elde etmek mümkündür. Afyon ilindeki en önemli höyük Sandıklı ilçesi Kusura kasabası höyüğüdür. Bu höyükte tunç çağı ve daha öncesine ait eserler bulunmuştur. İlimizin diğer önemli höyükleri arasında Sandıklı Hisarı, İhsaniye Karacahmet Kasabası Koçan höyüğü, Başüyük köyü höyüğü, merkez Sipsin höyüğü, Şuhut Hisarı, Bolvadin üç höyükler, Çay Maltepe ve Uyanık höyükleri sayılabilir.

Hitit Dönemi (M.Ö. 1800-1200): M.Ö. 2000 yıllarından 1800 yıllarına kadar olan dönem ilimizde henüz bilinmemektedir. Asur ticaret kolonileri dönemi olan bu dönemlerden sonra Anadolu’da Afyonkarahisar’ı da içine alan Hitit krallığı kurulmuştur. Hitit döneminin ilk izleri Seydiler Kasabası Yanarlar mevkiinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Burada yapılan kazıda eski Hitit küp mezarlığı ortaya çıkarılmış olup eski Hitit krallığının batı sınırının Afyonkarahisar olduğu anlaşılmıştır. Hitit döneminde özellikle kale M.Ö XV. yy’da Hapanova adında önemli bir kent olmuştur.

Frig Dönemi (M.Ö 700-550): M.Ö 12. yy da yıkılarak Anadolu’nun değişik bölgelerine dağılan Hitit dönemi ile Frig dönemi arasında henüz özelikleri bilinmeyen bir dönem vardır. Bu dönemin hemen ardından Afyonkarahisar’da m.ö. 8. yy’da Frigler dönemi başlamıştır. Frigler Orta Anadolu’da yerleşmişlerse de Afyon toprakların da da yerleşiklerini gösteren kent ve kaya kalıntıları bulunmaktadır. İhsaniye ilçesinin Döğer ve Kayıhan Kasabası çevrelerinde bulunan eşi benzeri olmayan birer kaya üzerine yapılmış aslankaya, kapıkaya, Aslantaş,yılantaş, matlaş adıyla bilenen anıtlardır. Ayrıca Dinar Tatarlı kasabasında bulunan Tümülüs mezarda, Frig döneminin boyalı ahşap eserleri bulunmuştur.

Lidya, Arkaik Ve Klasik Dönemler ( M.Ö.650-330): Kimmerlerin Frig egemenliğine son vermesiyle Lidya’nın siyasi egemenliği ilimizde bulunan Dinar, Dazkırı ilçelerimiz ile Burdur iline kadar yayılmıştır. Bu hakimiyet M.Ö. 546 yılında Perslerin Anadolu’ya egemen olmasıyla birlikte silinmiş oldu. Pers hakimiyeti döneminde ise özellikle Dinar ( Gelenia kenti) Anadolu’nun eyalet merkezi haline gelmiştir.

Hellenistik Dönem (M.Ö. 330-30): Büyük İskender’in Pers egemenliğine son vermesiyle başlayan bu dönemde ilimizde Agemeia (Dinar), Synnada (Şuhut), Akronium (Afyon), Cidyerrens (Küçükhöyük), İpsas (Çay), Kanytes Pdeum ( Bolvadin) Amerium (Hisarköy), Dokimeon ( İscehisar) gibi eski önemli kentlerin kurulduğu bilinmektedir. Agemeia güney kesiminin, Synnada kuzey kesimin başşehri niteliğinde olup diğer şehirler bunlara bağlanmıştır. Şehirlerde halkın ihtiyacına karşılık verebilecek hamam, tiyatro, pazaryeri, stadyum, tapınaklar ve yönetim binaları yapılmış taş ve mermerden oluşan büyük bir yapılaşma başlamıştır. M.Ö. 301 yılında İpsas Meydan Savaşı İskender’in yerine geçmek isteyen Antigones ile diğer krallar arasında olmuştur. Ve bu savaş sonrasında ilimiz Trakya kralı Lizi Makon’a bırakılmıştır. Agemeia ve Synnada ‘da şehirleri yanında Dokimeon şehri de mermer ocaklarıyla önem kazanmış ve Makedonya’dan gelenler tarafından gelenler tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Agemeia, Synnada, Prymnesas ve Stekterion antik kentlerinde antik kentlerinde birer tiyatro ve stadyum kalıntıları günümüze kadar koruna gelmiştir. Bunlarla birlikte şehirlerde tapınaklar, hamamlar, meydanlar, çeşmeler, mezarlıklardan da bazı kalıntılar vardır.

Roma Dönemi (M.Ö 30-M.S. 330): Roma imparatorluğu Helen krallarının egemen olduğu toprakları ele geçirdikçe ilimizde Roma valileri tarafından yönetilmeye başlanmıştır.Afyon’un bu devirdeki adı Akronium’dur. Hellen döneminde kurulan kentler yanında başka kentlerde kurulmaya başlanmıştır. Sandıklı ovasında Evcargia, Hieropolis (beşşehir) olarak adlandırılan bir bölge kurumuştur. Docimean mermer ocakları dünya çapında Synnada mermeri olarak ün almış, her yere gönderilmiştir. Agemeia, Synnada, Prymnessas ve Stekterion antik kentlerinde birer tiyatro ve stadyum kalıntıları günümüze kadar koruna gelmiştir.

Bizans Dönemi (330-1453): Roma’nın batı ve doğu olarak ikiye ayrılması ve Konstantinapol’ün(İstanbul) doğunun başkenti olması sonucunda ilimizde Bizans dönemine girmiştir. Roma dönemindeki kentler yavaş yavaş da olsa önemlerini kaybetmiş, terk edilmiş olup yeni yerleşim yerleri de kurulmuştur. Agemeia, Synnada ve Amerium kentleri özelliklerini sürdürmektedirler. Özellikle Amerium kenti Konstantinapol’den sonra ikinci büyük kent durumuna kadar gelişmiştir. 7. yy’dan itibaren Arap ve Türk saldırıları sonucu bu kentlerle birlikte Akronium Kalesi de zaman içinde Türklerin eline geçmiştir. Bizans Döneminde Metropolis (Ayazin) kaya kenti ile Şuhut Bininler, Döğer, Selimiye,Alanyurt, Seydiler Bayat İnpazarcık kaya yerleşimlerinde barınaklar,kiliseler, mezar odaları, oyularak yapılmıştır.Bu yerleşimlerden başka düz arazilerde özellikle sarp kayalıklarda manastırlar ve büyük kiliseler yapmışlardır. Özellikle orta Bizans döneminde ( 8 – 11. yy ) ilimizde önemli mimari yapıların yapıldığı buluntulardan anlaşılmaktadır. Yeri kesin belirlenememiş olmakla birlikte Bizanslıların son savaşlarından olan ve Türklerle Miryekefalon Meydan Savaşı da ilimizde olmuştur ( 11766 yılı II. Kılıçaslan ile Manuel Kommuen arasında)

Selçuklu ve Beylikler Dönemi: 1071 -1478: Selçuk Türklerinin Anadolu fethine başladıkları tarihte Anadolu Bizans idaresinde 21 eyalete ayrılmış bulunuyordu. Afyon ili, bu eyaletlerden merkezi Konya olan Anatolik eyaletine bağlı bulunuyordu. Malazgirt Meydan Savaşı ile birlikte kesin olarak Türkleşen Anadolu içinde yerleşmeye başlayan Türkler , ilimizin değişik noktalarında Menteş Şeyh Yahşi, Saltuk gibi Sandıklı köylerinde;eski Döğer Karabab, Haranbalı, Karacaahmet gibi İhsaniye köylerinde ; Boyalı, Elvanpaşa,gibi Sincanlı köylerinde; Bolvadin, Çay, Sultandağı ve Şuhut merkezlerinde yerleşimler oluşmuştur.Asıl yerleşim Bizanslılardan alınan kale eteklerinde yani bugünkü il merkezinde olmuştur. Gerek Selçuklu sultanları , vezirleri, beyleri ve hanımları sonraları beylikleri adına egemenlik kuran beyler Boyalı, Çay, Sultandağı, Şuhut, Bolvadin,Döğer ve Karahisar’da( il merkezinde) Cami, medrese, kervansaray, han, hamam, yol, köprü, çeşme, türbe, tekke, mezarlık yaptırarak halka hizmet etmişler ver onların sürekli var olmalarını sağlamak içinde çeşitli gelirler vakfetmişlerdir. Bu nedenle günümüze kadar bu eserlerin çoğu koruna gelmiştir. Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad ve başveziri Sahip Ata Fahreddin Ali ile çok önem vermişler ve devletin hazinesi Karahisar kalesinde saklanmıştır. Bu nedenle adı Karahisar-ı Sahip olan şehre Karahisar-ı devle denilmiştir. Kalede aynı zamanda halkın hazinesi de korunmaktaydı. İl merkezinde sahip ata oğulları bir beylik kurmuşlarsa da kütahya’da merkezi bulunan Germiyan oğulları Sandıklı ve Dinar’a hatta Denizli’ye kadar hakim olmuşlardır. Şuhut ve çöl ovasına Hamitoğulları; Bolvadin’e Eşrefoğulları, Sultandağı’na Karamanoğularının kısa süreli olsa da hakim olduklarını gösteren kanıtlar bulunmaktadır.

Osmanlı Dönemi (1428-1923): 1299 da beylik kuran Osmanoğulları çevresine egemen olmaya başlamış, hatta Trakya’yı da alarak Bizans imparatorluğu’nu Konstanstinapol sınırları içerisine hapsetmiştir. Bu sıralarda Karahisar-ı Devleyi Yıldırım Bayezid 1392 yılında almış ise de 1402 Ankara savaşından sonra Timur’un Anadolu’ya egemen olmasıyla bu bölgeyi Germiyanoğlu II. Yakup ele geçirilmiştir. II. Yakup’un ölüm anındaki vasiyetiyle beylik Osmanlı beyliğine katılmıştır(1428) Osmanlı beyliği artık devlet ve imparatorluk olmaya başlamıştır. Bu yükselme döneminin ilk yıllarında Karahisar’da da eğitim ve kültür yapıları çoğalmaya başlamış bunun sonucu olarak da önemli kişiler yetişmeye başlamıştır. Karahisar’la birlikte Bolvadin, Şuhut ve sandıklı kadılık merkezi olmuş, kent için imarlar yapılmaya başlamıştır. Bunlardan bir kaçı fatih’in vezirlerinden gedik Ahmet tarafından yapılan imaret camisi, hamamı ve medresesiyle imaret külliyesi, Sinan paşa’nın yaptırdığı cami, okul ve imareti bulunan külliye ile Bolvadin’deki yalnızca hamam kalan Rüstem paşa külliyesi günümüze kadar kalmış eserlerdir. Beş yüzyılı aşan Osmanlı egemenliğinde afyon, Anadolu beylerbeyliğinin bir sancağı olmuştur. 1917 yılına kadar Bursa’ya bağlı sancak olarak kalmış, I. Dünya savaşı sonlarına doğru bağımsız mutasarrıflık olmuştur.

Kurtuluş Savaşında Afyon:

Kurtuluş savaşında da afyonun önemi büyüktür. Zira I. Dünya Savaşı’nın ardından bütün Anadolu gibi Afyon da işgale uğramış ancak yunan ordusunun ilerleyebildiği son nokta olmuştur. 26 Ağustos 1922 günü saat 5:30’da top atışlarıyla başlayan Büyük Taarruz hem Afyon’un hem de bütün Türkiye’nin kurtuluşu için bir başlangıç olmuştur.

Hazırlayan: Ayşegül ERİM Sosyal Bilgiler Öğretmeni
   
   
Telif Hakkı © 2007 Şuhut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Tasarım © 1996 - 2007 Gelincik Teknoloji / Süleyman ÜSTÜN